Sakal

Tıraş olmaktan nefret eder gibi bir halim mi var? Neden gazetenin üçüncü sayfasında akşam öldürdüğünüz karınızın çıplak bedeninin fotoğrafını görmüş gibi yüzüme bakıyorsunuz? Anlamlandıramıyorum bakışlarınızı. Ben haftanın 3 günü sakal tıraşı ve ayda bir kere de saç tıraşı oluyorum. Dışarıdan keyif almıyor gibi görünüyor olsam da baylar, içten içe gurur duyuyorum. Ben sakallarımı salı, perşembe ve pazar akşamları devletin bekası için kesiyorum.

Evet sakallarım çok mühim. Eğer sakallarımı kesmezsem ne olur, hiç düşündünüz mü? Hemen yanıtlayayım; borsa çöker, döviz artışa geçer, enflasyon oranları tekrar çift hanelere tırmanır ve işsizlik artar. Evet evet, yanlış duymadınız. Ben sakallarımı kesmezsem eğer, binlerce kişi parasız kalma tehlikesi yaşayacak ve evlerine akşamları pirzola götüremeyecek. Pazar kahvaltıları peynir ve zeytin eşliğinde, alabilmek için kuyruğa girdikleri ekmek yiyerek geçirecekler. Bu insanları düşünüyorum, vatandaşlarımın refahını düşünüyorum. Eğer cani, duygusuz, vicdansız biri olsam kesmeyebilirdim. Hayır ama baylar, öyle değilim. Bu yüzden, bu insanlara karşı benim bir sorumluluğum var ve kesiyorum.

Soruyorum sizlere baylar, eğer sakalımı kesmezsem işe nasıl gidebilirim? Eğer işe gitmezsem Müdür Bey’in sabah ve akşam içtiği orta şekerli kahveyi kim hazırlar. Tamam, biri hazırlayabilir ama benim kadar güzel yapamaz. Eğer güzel yapamazsa Müdür Bey nasıl kızar, tahmin edebiliyor musunuz? Müdür Bey sinirlendiğinde gözü dosyaları görmez, idaresindeki çalışanlara çok ters davranır ve insanların morali bozulur. Bir gün buna karşı tepki göstererek işe gelmezler ve yüce devletimiz bu memur kadrosunun işlerine son verir. Sendika ayaklanır ve genel grev başlar. Düşünebiliyor musunuz? Tüm yurtta memurların greve gittiğini. Aman Allah’ım, hayır hayır ben böyle bir sorumluluğu yüklenemem. Ülkemi seviyorum ve huzurun bozulmaması için gerekirse sakallarımı her gün bile keserim.

-/-

Vatan…
Sana…
Kılım…
Feda…

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer