Blog Posts

Şehiriçi Otodüş Yolcuğu

Otobüse ilk duraktan binmeyi severim. Oturacak yer olur. Otobüs duraktayken şoförün bir acelesi yoktu. Fakat şimdi ayağı otobüsün gaz pedalına sonuna kadar bastığı sırada felç geçirmiş gibi. Otobüs dolu olduğu için şu an oturduğum yerden kendisini göremiyorum. Küçük bir kızı vardır belki. henüz dört ya da beş yaşında. dondurma yemiş gün boyu ve ateşlenmiş hastaneye kaldırmışlar. şoför de telefonda duymuştur. ben oturuyorum göremedim telefonda konuştuğunu. elişi kağıdı keskinliğinde pembe renkli tişörtü sayesinde yanımda bir kız olduğunu fark ettim. şoför niye hızlı gidiyor düşünmedim bile yanımdaki pembe tişörtlü kızın parmağındaki tek taşın ışıltısına baktığım sırada.

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Cennete Gidesin Boyacı

metronun kalabalığına alışamadım bir türlü. sanki metronun içinde kalsam, her şey üzerime yıkılacakmış gibi. oysaki kapalı alan fobim de yok. sanırım insanların yılgın yürüyüşlerine tepki, hızlıca aralarından yürüyüp, dışarı atmam kendimi. öyle ki; onları düşündüğümde dahi gördüğünüz üzre cümleler, bir bir devriliyorlar.

biraz önce, magmadan yeryüzüne ulaşan lavlar gibi attım kendimi dışarıya. metroya girdiğim sırada havadaki kurşuni bulutlardan anlamalıydım yağmurun geleceğini. ama üzerine düşünmedim bile. bazen dalgın olmak, bana hiç yaramıyor. yağmuru görünce istemsiz solumu döndüm. bilinçaltımda, yağmur taneleri sol tarafıma çarpınca belki biraz olsun serinletir düşüncesi var sanırım.

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Site Footer